KUTSAL ZAMANLAMA

3. Var oluş seviyesindeki insanoğlu, ruh beden ve zihin üçlemesi ile birlikte 5. varoluş seviyesinin titreşimine uyumlanıyor. Bu uyumlanma esnasında, ruhların tekamül ettikleri bedende “SIÇRAMA” dediğimiz olgu tezahür eder. Bu kaçınılmazdır çünkü insan her an gelişen bir varlıktır. Sıçrama yaşarken ruh, tekâmül ettiği bedende öğrenemediği halledemediği konularla karşılaşır. Bu durum sorun, problem olarak nitelendirilir fakat tam anlamıyla kişinin öğrenmesi gereken bir derstir. Aslında bu dersler karşımıza kutsal zamanlamamızda çıkar. Peki nedir bu "Kutsal Zamanlama"?


Kişinin kadersel kırılma yaşadığı, günlük rutininden daha sıradışı, sorun, acı, üzüntü, kırgınlık, bereketsizlik yaşadığı ya da tam aksi birden bolluk, harika bir ilişki, değişim, dönüşüm, sıçrayış yaşadığı keyifli zamanlara denk gelebilir. Aslında bu bir eşiktir. Yani duyguyu anlayıp, fark edip, ilerlemek için "İTİCİ GÜÇTÜR".


Şu anda her birimiz Kutsal Zamanlamamızı yaşıyor olabiliriz.


Şöyle ki insanoğlu Dünya üzerinde çok sert tesirler almakta ve bunlara kesinlikle nasıl dur diyeceğini öğrenmek zorundadır. Tüm bunlar olurken bizler de dünyaya ait, Boğa burcu titreşimi olan Venüs vibratolarından tesir alır, sınanırız. Atlattığımız son dolunayın Terazi burcunda olması, yöneticisi olan Venüs gezegeni sebebiyle Venüs vibratolarından, güçlü frekanslardan yayın aldığımızı gösteriyor.


30 Nisan'da önemli bir tutulma gerçekleşecek. Bizler biliriz ki tutulma esnasında gökyüzünde fiziksel anlamda basınçlar, nadir gerçekleşen olaylar olur. Bunlar insanın ve dünyanın gezegenlerden tesir aldığını gösterir. Bu tesir fiziksel olduğu gibi ruhsal ve zihinseldir de aynı zamanda. Toplu halde kolektifin etkilenebileceği doğa olaylarının, insanoğlunun uzun süredir beklediği savaşların gerçekleşebileceğini gösterir.


Tüm bunlarla birlikte Plüto 28 Nisan'da oğlak burcunda S pozisyonuna geçecek ve insanoğluna, toprağa dair tekrar bir şans verecek. Eylül ayına kadar insanoğlu bu şansı doğru değerlendirmelidir çünkü sonrasında gerçekleşecek olan tutulmaların Dünya üzerinde ve bireysel olarak nasıl etki göstereceği insanoğlunun bu aralıktaki tutumuna bağlıdır.


Kişinin kutsal zamanlamayla onurlandırılması için, toplumsal ve kendine dair bireysel olarak görmezden geldiği her şeyi yeniden değerlendirmesi gerekir.


Herkesin tek tek bireysel olarak savaşlara dur diyebilmesi, hayvanların ihtiyaçlarını görebilmesi, çocuklara gençlere gelecek kaygısı, korkusu bırakmaması, yaşlıların gençlere ihtiyacı olduğunu bilmesi, paylaşması her anlamda, yargısız, gerektiği kadar paylaşması, en önemlisi kendine ve diğerlerine önem vermeyi öğrenmesi gereklidir. Bunlar kişinin doğasından gelen, aslında çok iyi bildiği ve hatta hatırladığı en önemli erdemleridir. Kısaca gerçekten “İNSAN” olmak artık kaçınılmaz bir şekilde gereklidir.


Benim ve bütünün en yüksek hayrına.

Nazan Gönültaş


83 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör