GÜNEŞ BETELGUESE KAVUŞUMU


Herkese merhaba;


20 Haziran Ankara saatiyle 12:34’de Güneş, Betelgeuse sabit yıldızı ile kavuşum yapıyor. “Orion’un sağ omzu” olarak adlandırılan Betelgeuse sabit yıldızının Güneş ile kavuşum yapması harita bütününe de bakıldığında muazzam etkiler yaşatacak. Sabah saat 09:00 ila 15:00 arasında enerji bilhassa yoğun olacak. Bu sebeple tam da bu saat aralığını kullanmakta yarar olduğunu belirtmek isterim fakat tabi ki her zaman olduğu gibi tam kavuşum anında niyetleri oluşturmak ve çeşitli çalışmalar yapabilimek çok daha önemlidir çünkü verteks alanının en açık olduğu zaman kavuşum zamanı olacaktır. Yoğun enerjilerin var olacağı, dilek kapılarının oldukça açık olduğu anlar olduğunu vurgulamak isterim. Kavuşum boyunca enerji yüksek oktavlara ulaşacak ve mucizelerin gerçekleşeceği anlar yaşayacağız. Her türlü meditatif çalışma için uygunluk taşıyan vakitler olduğunu söylemekte de fayda olacaktır. Yardım etmenin, veren el olmanın da gerekli olduğu günlerdeyiz. Betelguese yıldızı Hz. Fatma ile ilişkilendirilmiştir (Aslında tüm yıldızlara Nur verdiği söylenir). Dolayısıyla bu günlerde yaptığınız her işte şöyle söyleyebilirsiniz: "Benim elim değil, Fatma ananın eli."


Güneş Betelgeuse kavuşumu haritanın 10. Evinde gerçekleşiyor ve tam anlamıyla kariyer evini ilgilendiriyor. Bu kavuşuma aynı zamanda Ceres Sirius kavuşumu da eşlik ediyor, bu da bizim gerçek anlamda yuvamızdan, köklerimizden besleneceğimiz alanı gösterir ve bu kavuşum ile beraber özellikle ata karmaları ile ilgili çok önemli çalışmalar yapılabilir. Haritada aslında akslar ters yerleşmiş durumda, Oğlak burcunun tam bu kavuşum esnasında 4. Evi temsil etmesi özellikle Türkiye’de yaşayanlar bazında satürnyen bir kırılımın oluştuğunu, bir dönüşümün yaşandığını gösteriyor bizlere dolayısıyla bu anların çok özel olduğunu bir kere daha vurgulamak gerekiyor. Fakat özellikle belirtmek isterim ki bu anları göremememize, farkedemememize yol açan Plüto’nun aldığı 150 derecelik açıya dikkat etmemiz gerekiyor. Köklerimiz ile ilgili çok sert kayalara çarpabiliriz çünkü bizler derinleştikçe alt zeminde, daha derinde çok büyük kayalar olduğunu görürüz. Oysa ki ilk kazmaya başladığımızda kumlu bir toprak olabilir gözrdüğümüz ama üstten çapalamaya başladıkça ve derinleştikçe gerçeklerle yüzleşmeye başlarız ve işte şu anda durum tamamen bu, dolayısıyla ata köklerimiz ile ilgili sert, Oğlak temalı kişilere çarpsak da bunları anlayarak, seçimlerine saygı duyarak bırakmak ve çatışmamak yapmamız gerekendir.


An haritasında ayrıca Güneş ve Ay arasında ve Venüs ile Satürn arasında kare açılar mevcut bu yüzden dişil ve eril arasında çatışma olacağını söylemek mümkün. Dolayısıyla biraz dikkatli olmak gerekecektir. Yapmamız gereken dua etmek, dilek dilemek, yazı yazmak, planlamak, hedeflemek yani dedikodu yapmaktan, yargıya düşmekten kaçınmak bireysel olarak kendimiz ile ilgilenmektir. Özellikle belirtmek isterim ki haritanın bizden istediği şey gelişim ve sıçrayış çünkü haritada Kuzey Ay Düğümü ile Uranüs Boğa burcunda ve haritanın 8. Evinde yerleşmiş durumdalar ve gelecek ile ilgili daha sıradışı temalardan bahsetmekteler. Dolayısıyla geleceğimizi inşaa edebileceğimiz zamanlarda olduğumuzu özellikle vurgulayan bir gökyüzü mevcut.


Diğer yandan ilişkiler mevzusu da çok önem taşıyor. Mars ve Şiron’a olan Plüto karesi ilişkilerde bilhassa sabır ve özen istiyor çünkü tabiri caizse bu açılar yıkım yaşatabilir. Yıkmaması için ise evliliklere değer vermek, ikili ilişkiler anlamında her şekilde değer verme kavramını çalıştırmak, daha evvel vermediğimiz değeri hem kendimize hem de ilişkimize yansıtmak, partnerlerin bir biri ile zaman geçirmesi çok önemli ki ilahi olarak da destek alıbabilsin. Burası aynı zamanda Mars sebebiyle şefkat göstermemiz gereken kişilerin hayatımızda olduğunu gösteriyor, yani Mars Koç burcunda yerleşmiş olan kişiler misali, daha kızgın , sinirli kişilere biraz daha şefkat gösterebiliriz ki ilişkide yara aldığımız yerleri şifalayabilelim. Şiron’un burada olması da ayrıca önemli ki ilişkimizle beraber ilahi kaynaktan destek alabilerek şifalayabilelim.


Diğer yandan haritada bu kavuşum gerçekleştiğinde Ay ve Neptün Balık burcunda yerleşmiş görünüyor. Altını çizerek ifade etmek isterim ki duygusallaşarak asla kurban bilincine düşmemeliyiz. Çünkü bu görünümler bizim geçmişten sıyrılarak artık tamamıyla geleceğe adım atmamızı vurguluyor, bu sebeple Neptün ve Ay’ın manipülasyonundan kaçınalım. Haritada Satürn’ün yerleşiminden de biraz bahsetmek isterim, Satürn haritanın 5. Evinde ve Kova burcunda retro seyrine devam etmekte, bizlerin şu anda aşk, ilişkiler, çocuklarımızla olan ilişkimiz ve yaratıcılığımıza dair temaların tamamen değişebileceğini gösteriyor. Burası şu anda karmanın yaratılabileceği bir yer, bu yüzden bu konularda azami dikkatli olmak gerekir. Bilhassa çocuklar ile olan ilişkimize çok dikkat etmeliyiz. Sizlerle bu özel ve muazzam kavuşumların etkisinden faydalanabilmek adına bir sonraki yazımda özel bir ritüel paylaşacağım. Şifa ve katkı olması dileklerimle.


Sevgiler

Nazan Gönültaş


Herkese merhaba;


Sizlerle bir önceki paylaşımımda belirttiğim üzere bu yazımda bir esma çalışması paylaşacağım fakat evvelinde çok sevdiğim ve daha evvel de yine sizlerle paylaşmış olduğum bir hikayeyi çalışmanın ve gökyüzündeki yerleşimin anlam ve önemine atıf yapmak üzere paylaşmak isterim.


“Tanrı kâinatı yarattığında daha siyah parçaları yokken, yer ve gök su iken, Kandilde bir nûr parladı. Bu nûrun içinde bir kadın gözüktü. Başında bir taç, 2 kulağında 2 Küpe, belinde de bir Kemer vardı. Cebrail nûr içindeki kadını görünce şaşkınlığa düştü ve Hakk’a niyaz ederek kim olduğunu bilmek istedi.


Hakk’tan bir nida geldi ve dedi ki: “Ey Cibril; O, Cennetin Seyyidesi Fatıma-tüz Zehra’dır.”


Cibril sual etti: “Ey Allah’ım, ne kadar güzeldir.”


Hakk buyurdu: “Biz O’nu nûr âlâ nûr’dan yarattık.”


Cibril sual etti: “Ya Rab, başındaki nedir?”


Hakk buyurdu: “Başındaki Taç, Tac-ı Devlettir ki bu Muhammed Mustafa’dır.”


Cibril, belindekini sual eyledi.


Hakk buyurdu: “Ya Cibril, belindeki de Kemer olup, Fatıma’nın helâli olan Ali’dir.”


Cibril sual etti: “Kulaklarındaki nedir?”


Hakk buyurdu: “Şebber-ü Şübber (Hasan ve Hüseyin) Cennetin Efendileri.”


Dilerim gönüllerinize dokunsun.


Şimdi vereceğim çalışmaya başlamadan önce önünüzde bir bardak su ve sol avuç içinizde bir adet kuvars kristali bulundurmanızı tavsiye ederim. Bu her çalışmada gerçekleştireceğiniz bir rutin olsun çünkü seviyelere hükmederek daha güçlü tesir almanızı mümkün kılacaktır. Yine akik ve yeşim taşlarını bir şekilde üstünüzde bulundurmanız, taşımanız önemlidir çünkü bu kavuşum her anlamda geleceğe dair bereketin geldiğini ifade eder. Daha evvel de belirttiğimiz üzere Fatma Ananın elidir bu kavuşum. Bizler de ahlaklı ve hakkaniyetli davranarak, yaratım yaparak ve bu yaratımları yazarak geleceğimizi inşaa edebiliriz, bereketi hayatlarımızda yaratabiliriz ve bu şekilde bereket bizlerde yaratımdan çıkarak bir OL’ma hali gibi zuhur eder. Çalışmaya anda başlayarak 7 ya da 21 gün boyunca devam edebilirsiniz.


Zikredeceğiniz esmalar;

"EL HANNAN 1000" Rahman ve Rahim olan. Sonsuz merhamet sahibi. Mahlûkatına çok merhametli, düşkün, bol lütuf, kerem ve bereket sahibi olandır. ( Ruhunu, bedenini, zihnini niyet al ve oku. ) "Rahman ve Rahim isminin ihsanına nail ettiğin için şükürler olsun. "


"EL AFÜVV 156" Hiçbir sorumluluk kalmayacak şekilde günahları affeden.


"ER RAHMAN 298" Yarattığı bütün mahlukata ayırt etmeden, muhtaç oldukları rızkı veren,himayesi altına alıp besleyip büyütendir.

‘’Bilerek, bilmeyerek yaptığım tüm günahları affedip rızıklandırdığın için şükürler olsun. "


Benim ve bütünün en yüksek hayrına

Nazan Gönültaş


Not: Yazımda Seyyid Mehmet Özgür Ersan'dan alıntılar da vardır.

96 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör